Uzun süredir, film çekmek konusunda, bu işe yeni başlayanlara ışık tutabilecek, ekipman bulmak ve satın almaktan temel kurallara ve programlama kadar değişik konulara değindiğimiz bir yazı hazırlamak istiyordum. İçerik olarak bir süredir durgun olan sitemize değerli bir katkı olacağını düşünerek yazıma başlıyorum. Burada yazılanlar hem kendi tecrübelerimden, hem de çevremde yıllardır gördüğüm yaşananlardan derlenmiştir.
Amacınız nedir?
Öncelikle bu işi neden yapmak istediğinize karar vermelisiniz. Önümüzdeki 10 yıllık planı yapın demiyorum; ancak en azından şunu yapmak istiyorum diye bir hedefiniz olması gerekir. Örneğin bir kısa film ya da belgeseli tamamlamak istiyorum diyebilirsiniz. Örneklerimi bu iki tür için vereceğim çünkü gereksinimleri oldukça farklı.
Senaryo
Her iki türde de öncelikle elinizde bir senaryo olmalıdır. Senaryo elinizde olduktan sonra bu senaryoyu bir filme dönüştürmek için gerekli adımlara geçebilir ve ihtiyacınız olanları listeleyebilirsiniz. Tam tersi bir kamera alayım, sonra adaptör vs. alayım nasıl olsa bunlar lazım olacak demeyin. İlerde daha profesyonelleştiğinizde bu kararınızdan pişmanlık duyabilirsiniz. Aynı dükkan açan birinin ulaşım için bir araba alıp, sonradan mal taşıması gerektiği ortaya çıkınca neden bagajı geniş ya da minibüs türü bir araç almadım diye hayıflanması gibi.
Elbette senaryodan önce de izlenmesi gereken bir iki adım var. Öncelikle yeterince film izlediğinizi varsayıyorum (bu maceraya atıldığınıza göre). İzlemenizi önerebileceğim filmler için tıklayın. Konuyla ilgili en az bir iki kitap da okumanızı öneririm. Temel bilgilere de sahip olmalısınız (Altın oran, Aks gibi mevzular, devamlılık, kadrajlama).
Sonrasında ise iyi bir fikriniz olmalı. Eğer verecek birşeyleriniz yoksa, video klip vs. türü çekimlere girişmelisiniz (aslında onlar bile birer kısa film mantığıyla ele alınmalı ya neyse, özellikle yerli kliplerde böyle birşey yok). Fikrinizi kaba taslak kağıda dökün. Buna sinopsis denir. İkinci aşamada senaryoyu tam olarak oluşturmadan önce, tretman dediğimiz akış senaryosunu oluşturun. Bu senaryoda diyaloglar haricinde herşey olabilir. Yani karakterler, mekanlar, olaylar, çatışmalar, çözümler hepsi yer alabilir. Bu tretmanı daha sonradan bir şablon gibi kullanarak ana senaryoyu oluşturun. Bu şekilde tıkanma yaşamazsınız ve adım adım hedefinize doğru rahatça ilerleyebilirsiniz.
Senaryo yazarken
Aşağıda senaryo yazarken dikkat etmeniz gerekenleri listeledim. Bu işe yeni başladığınızı düşünerek bunları kulak ardı etmemenizi öneririm. İlerde kuralları siz koyacaksınız ama şimdilik bunları başlangıç tavsiyeleri olarak önemseyin.
- Henüz Spielberg değilsiniz. Şöyle birşeyler yazmayın: “Dünya uzaylılar tarafından işgal edilmiştir. Karakterimiz yarı robot yarı insandır. Film başka bir gezegende başlar.” Çekilebilir basit konularla başlayın.
- Mümkün olduğunca az karakter kullanın. Çok karakterli filmler genelde büyük yapımlardır. Onlarda bile konuyu baş karakterler sürükler. Bir sürü oyuncuyu yönetmek zor bir iştir. Ufak başlayın. Örneğin 3 kişik bir film yazın.
- Mümkün olduğunca az mekan kullanın. Madem bu işe yeni giriştiniz, siz ve ekibiniz mekanlar arasında ulaşım sorunu yaşamayın, filme odaklanın. Çok mekan daha iyi bir film demek değildir.
- İzin alamayacağınız mekanları kullanmayın. Örneğin karakol, hastane gibi yerlerde film çekmek yerine evinizde, bahçede, parkta, okulunuzda vb. kolayca izin alabileceğiniz ya da izinsiz çekebileceğiniz yerleri seçin.
- İlk filmlerinizi arkadaşlarınızla çekebilirsiniz. Bu filmleri kimseye göstermek zorunda da değilsiniz. Evet göstermeyi çok isteyeceksiniz ama unutmayın size güzel de gelse bunlar çok amatör olacaktır. Daha sonradan tiyatroculardan, tiyatro ve oyunculuk öğrencilerinden yardım alabilirsiniz. Ancak daha kamerayı nereye koyacağınızı bilmezken profesyonel oyuncularla çalışmaya kalkmayın.
- Araba çekimi, gece çekimi (aydınlık bir mekan, sokak lambası altı vs. olmadıkça) vb. zor çekimlerden başlangıçta kaçının.
- Sesli çekeceğinizi de düşünerek gürültüsüz yerleri seçin. Filmlerin çoğunda dizilerdeki gibi dublaj kullanılmaz, yapay durur. O yüzden eğer mekan olarak bir tren garını seçtiyseniz gürültüyü hesaba katın. Erken ya da geç saatlerde izin alabilirseniz gürültü sorunundan kurtulabilirsiniz.
- Silahlı çatışma kullanmayın, lütfen. Kurtlar vadisini ilerde çekersiniz. Daha başlangıç filmlerinde aksiyona girmeyin. Kullanacağınız maksimum aksiyon koşma olabilir. Daha kamera kullanımını ve kurgu kurallarını hazmetmeden aksiyona girmeyin.
- Bolca kısa film izleyin. Sitemizin sinema salonu kısmına göz atın. Filmfabrikası’nın üyelerinin filmlerini izleyin.
- Klişelerden uzak durmaya çalışın. Lütfen filminiz uyanan genç ile başlamasın.
Senaryoyu bitirince bir çekim senaryosu hazırlamalısınız. Yani filmde birinci sahne parkta, ikincisi evde, üçüncüsü yine parkta geçiyorsa, bunları bu sırayla çekemezsiniz. Önce parktakileri bitirir sonra evdekilere geçersiniz. Bu esnada olan değişikliklere de dikkat etmelisiniz. Örneğin parkta geçen 3. sahne 2 yıl sonraysa, karakterin kıyafetleri, saçı sakalı aynı olamaz değil mi? Çekim planınızı yaparken bunları not alın, mümkünse size yardımcı olacak bir arkadaşınızı çağırın. Ekip oluşturmada çevreniz yeterli değilse, konuyla ilgili kişilerle bir araya gelin.
Temel görüntü konularını öğrenmek için şu yazıyı okuyabilirsiniz:
http://www.sayisalmedya.com/134-goruntunun-temellerine-sadelestirilmis-giris.html
Ayrıca bu video da kamera kullanırken bilmeniz gerek temel öğeleri görsel olarak anlatıyor:
http://www.sayisalmedya.com/85-alan-derinliginin-gorsel-izahi.html
Senaryo yazarken kullanabileceğiniz, bu işe özel ve belki de dünyadaki en iyi senaryo yazma programlarından biri Celtx’dir. Türkçe desteği de olan bu programı indirmek için tıklayın.
Gerekli ekipmanlar neler?
Herşeyden önce filmi çekebilmeniz için bir kameranız olmalı. Ancak kamera seçmek ve satın almak çetrefilli bir iş olabilir. Seçim elbette bütçenize de bağlı. Bir görüntü yönetmeniniz olmayacağından, kameralar konusunda sizin bilgilenmeniz şarttır. Temel kavramları öğrenin, bulunduğunuz zamanın favori kameralarını inceleyin, bu işi yapan kişilerden tavsiyeler alın. %99 ihtimalle HD bir kamera almanız daha iyi olacaktır. Kameralarda genelde kasetsiz kameralara yönelme popüler olduğu halde, kasetli olanlar halen daha profesyonel çalışmaktadırlar.
Aşağıda yazıdan Canon’un HV20/HV30 ve yeni HV40 modeli hakkında genel bilgi alabilirsiniz:
http://www.sayisalmedya.com/57-canon-vixia-hv30-hv20.html
Teorik olarak film çekmek için bir kamera yeterlidir. Kameranın ses kayıt kalitesinin iyi olduğunu, iyi ışık koşullarında geçen mekanlar olduğunu vs. varsayarsak gerçekten de elinize kameranızı alıp hemen çekmeye başlayabilirsiniz. Ancak kim ne derse desin, film çekmek teknolojik bir olaydır. Yani teknolojiyi iyi şekilde kullanmak gerekir. Bu yüzden size -zamanla da olsa- gerekecek bazı ekipmanlar şunlardır:
- İyi bir mikrofon. Rode’un kamera üstün mikrofonu VideoMic birçok kısa filmci için büyük bir nimettir. Ses kalitesi ve fiyatı olarak gerçekten son derece iyi sonuçlar vermektedir. Gerektiğinde bir uzatma kablosu ile boom (çubuğun ucuna bağlanan ve oyuncuların tepesinden tutulan) mikrofon olarak da kullanılabilir.
- İyi bir tripod. Özellikle Manfrotto çok iyi tripodlar üretmekte ancak bunların fiyatları biraz göz korkutucu olabilir. 10-20 tl’ye alacağınız çin malı tripodlarla da düzgün pan (kamerayı yanlara doğru döndürme) ve tilt (dikine döndürme) yapmayı pek beklemeyin. Yine de paranız yetmiyorsa şu yazıya bir göz atın: http://www.sayisalmedya.com/82-tripodla-yumusak-pan-yapabilmek-2.html
- Eğer sadece kameranızı yanınızda taşımak istiyorsanız (örneğin bir belgesel çekiyorsanız) şu linkteki tarzda bir çözüm de işinizi kolaylaştırabilir: http://www.sayisalmedya.com/53-cepte-tasinan-monopod.html
- Yedek pil ve kaset. 10 dakikalık bir film için 10 saatlik çekim yapılması hiç de beklenmedik bir olay değildir. Bir çok planı defalarca alma gereği duyacaksınız, o yüzden hazırlıklı olmakta fayda var.
- 35mm adaptör. Kameraların kendi üzerindeki objektifleri alan derinliği konusunda yetersizdir. 35 mm etkisi için şu linke bakın: http://www.sayisalmedya.com/75-35mm-adaptorun-etkisi.html
35mm adaptörler temel olarak fotoğraf makineleri için yapılmış objektifleri kameranızın önüne takabilmenizi ve böylece daha sığ bir alan derinliği alabilmenizi sağlarlar (yakın plandaki net, uzaktakiler bulanık, ya da tam tersi gibi). Bunu birçok filmden gözlemişsinizdir. Bu konuda ülkemizdeki bildiğim tek üretici www.handy35.com adresinden inceleyebileceğiniz Kadir Köymen’in adaptörü olan Handy 35. - Adaptör kullanmaya karar verdiyseniz -ki bence başlangıç olarak yanlış bir karar; en azından bir iki filmi adaptörsüz çekebilmelisiniz- farklı ihtiyaçlar da ortaya çıkacaktır. Örneğin lensler (objektifler) ve LCDLiquid Crystal Display
İnceliği ve düşük enerji sarfiyatıyla öne çıkan görüntü sistemi. ekran gibi. Adaptör görüntüyü ters gösterdiğinden çekim esnasında bir monitöre sahip olmak önemlidir. Ayrıca mekanlara göre 2-3 objektife sahip olmanız da gerekecektir (geniş açı, normal, telefoto gibi). Bu maceraya girişmeden önce adaptörsüz denemeler çekin. - Aydınlatma malzemeleri. Tüm çekimleriniz dışarda geçiyorsa bunlara ihtiyacınız olmayabilir. Ya da reflektör denilen, güneş ışığını yansıtan plakalarla (ya da öğrenci çözümü: strafor üzerine kaplanmış aliminyum folyo ile) çekiminizi kotarabilirsiniz. Ama iç mekanlarda daha iyi görüntüler için ışıklara ihtiyacınız olacaktır. En azından bir iki redhead edinebilirsiniz. Bu ışıkların fiyatları oldukça uygundur.
35mm adaptörle ilgili bilgi
Bu noktada, adaptör kullanımıyla ilgili biraz daha bilgi edinmeniz iyi olacaktır. Ancak dediğim gibi adaptörsüz olarak bir iki film çekmeniz, doğrudan adaptör ve lenslerle uğraşmaya başlamanızdan önce iyi bir antreman olacaktır. Kamerayı nereye koyacağınızı, açıları, planları iyice öğrenin ve deneyin.
Adaptör olarak Letus, Brevis gibi tanınmış markaları ya da ülkemizin gururu diyebileceğimiz yerli üretim Handy 35′i tercih edebilirsiniz. Ben Handy 35′i gönül rahatlığıyla öneririm. Hem üreticisi Kadir Köymen’in dürüstlüğünü hem de istediğiniz zaman ulaşabileceğiniz bir marka edinmenin rahatlığını unutmayın. Bunun dışında kendiniz de adaptörünüzü yapabilirsiniz, bununla ilgili yüzlerce eğitim internette mevcut. Ama hazır bir adaptörün kalitesini yakalamanız zor.

Handy 35 takılı Canon HV-30 ve objektifler
Adaptörünüz kameranıza uygun olmalıdır. 37mm, 52 mm, 72 mm gibi çapları olan kamera lenslerinden size uygun olanıı tercih etmelisiniz. Adaptörle birlikte kullanacağınız lenslerde ise marka tercih etmeniz gerekiyor. Çünkü her lens birbiriyle uyumlu değil. Örneğin Nikon bayonet aldıysanız artık Nikon lensler kullanacaksınız demektir. Çoğu kişi size Nikon’u önerecektir ama fiyat olarak daha uygun lenslere yönelecekseniz Canon FD lensleri de tercih edebilirsiniz. Yaklaşık her marka lens bir problem olmadığı sürece ancak ufak kalite ve keskinlik farklılıkları dışında işinizi görecektir.
Lens alırken, genelde bir geniş açı, bir normal ve bir de telefoto lens tercih edilir. Geniş açı lensler 10-50 mm arası, insan gözüne yakın görüşe sahip lensler 50-55 ve telefoto (dürbün gibi) lensler ise 70-125 civarı odak genişliğine sahiptir. Elbette 300, hatta 2400′e varan lensler de mevcuttur ama bunları genelde futbol muhabirleri kullanır. Burada dikkat edilmesi gereken unsur f-stop değeridir. Özellikle iç çekimlerde, mevcut bütün ışığa ihtiyacınız olacağından, kullandığınız lensin ışık geçirgenliğinin en yüksek düzeyde olmasını isteyeceksiniz. F-stop değeri ne kadar büyükse, ışığı o kadar az geçirir. Örneğin 1:4 yazan bir lens, ışığın yalnızda dörtte birini adaptöre aktarır. Adaptörün de yaklaşık yarı yarıya ışığı kıstığını düşünecek olursan size kalan ışığın 1/8′i olur ki oldukça riskli bir durum. Özellikle 50 mm civarı lenslerde 1:1.4, 1:1.6 civarı lensler bulmak mümkün. 28mm gibi geniş açılarda ise 2.0 gibi değerler normal kabul edilebilir. Kısacası paranızın yettiğince düşün f-stop’lu almaya gayret edin. Zoom lensler ise (ayarlı, zoom yapılabilen lensler) adaptörle pek tercih edilmezler. Çünkü büyük f-stop değerleri vardır. Ancak dış çekimlerde kullanılabilirler. Diğer lens türleri için tıklayın.
Ekipmanları nereden ve nasıl bulursunuz?
Kamera ve lens için, internet üzerinde (örneğin gittigidiyor) birçok alternatif bulabilirsiniz.
- FD lensleri listelemek için tıklayın
- Nikon lensleri listelemek için tıklayın
- Canon kameraları listelemek için tıklayın
- e-Bay üzerinde FD lensleri listeleyin
Kameranızı yurt dışından alacaksanız dikkatli olmalı ve PAL sistem olduğundan emin olmalısınız. NTSCDaha ziyade Amerika'da kullanın yayın standardı. Saniyede 30 kare (aslında 29.97) ve 525 yatay resim satırı sunar. de alabilirsiniz ancak o zaman PAL ile uyumlu olmayacağını unutmayın. e-Bay üzerinden özellikle lensleri rahatça sipariş edebilirsiniz (gümrük korkusu olmadan). Elbette çok pahalı olanları değil. Bildiğim kadarıyla 100 dolara kadar bir sorun olmadan sipariş edilebiliyor. Alıcı ile temasa geçip üzerine hediye (gift) yazdırırsanız daha da iyi olur.
Işık olarak, kamera üzeri ışıklardan kaçının, bu ışıklar sadece ropörtajlarda vs. kullanılır. Eğer bütçeniz yetiyorsa buradaki linkteki tarzda ışıklar video çekimler için en uygun ışıklardır. Kino ya da Arri diğer tanınmış markalardır. Özellikle Kino soğuk (florasan) ışıklarının uygun fiyatlarıyla tercih sebebidir. Eğer maddi imkanınız az ise şu tarz lambaları kullanabilirsiniz. Ya da kendiniz bir elektrikçiye florasanlardan yaptırabilirsiniz (kullanacağınız florasan ampullerin renk ısılarını araştırın). En son ve çoğu zaman en makul şey ise, ışıkları kiralamaktır. 2 günlük kiralayacağınız ışıklarla büyük zahmetlerden kurtulabilirsiniz.
Tripod satın alırken bir not düşmek istiyorum. Muhtemelen bir amatör kısa filmcinin karşılaştığın en büyük sorunlardan biri uygun fiyata iyi bir tripod almaktır. Ancak hep göz ardı edilen bir şey var; tripod kullanmak her zaman en iyi çözüm değildir. Tripod kullanan çoğu amatör filmci, tripod tuzağına düşer. Yani kamerayı “herşeyi gören” bir yere koyup oradan çekmek. Oysa elde çekmenin avantajları çoğu zaman daha fazladır. Hele adaptör kullanmıyorsanız, kameranızın sarsıntı önleyici özelliğini de açarak çok daha stabil çekimler yapabilirsiniz. Ayrıca tripod kullanmamak sizi daha kışkırtıcı kamera açıları ve daha dinamik, daha yaratıcı kadrajlar için de teşvik edebilir. Eğer adaptör kullanıyorsanız da, kameranızın ağırlığı zaten arttığından, daha sarsıntısız çekimler yapabilirsiniz.
Sarsıntı önlemenin en iyi yolu steadycam kullanmaktır. Profesyonel bir steadycam binlerce dolar fiyatındadır ama bu konuda öyle iyi amatör çözümler vardır ki oldukça şaşırabilirsiniz. Örneğin bu linkteki basit cihazı rahatça yapabilirsiniz. Diğer sitelere göz atmayı da unutmayın. Şu mesajlar da faydalı olabilir.
Yedek pil için buraya, ya da buraya bakabilirsiniz. Kaset almanız gerekiyorsa HD için özel yapım kasetleri tavsiye ederim. Zaten topu topu 3-4 kasediniz olsa size uzun süre yetecektir. Kasetleri bilgisayara aktardıktan sonra tekrar üzerine kayıt yapabilirsiniz (7-8 kere kullandığım kasetlerde bir sorun yaşamadım). Bulabilirseniz kameranızla aynı markada kaset kullanmanız daha iyi olur.
Çekim zamanı
Kameranız hazır. Yedek pilleriniz, kasetleriniz, tripodunuz, ışıklarınız vs. hazır. Senaryonuz elinizde. Peki oyuncularınız rollerine çalıştılar mı? Replikler ezberlendi mi? Bunların yapılabilmesi için oyunculara çekimden önce senaryo göndermeyi ve her 2-3 günde bir arayıp çalışma nasıl gidiyor diye kontrol etmeyi unutmayın. Bu şekilde işi sıkı tutmalarını sağlayabilirsiniz.
Çekimde ulaşımı ve yemeği mutlaka sizin sağlamanız önemlidir. Ekip sizden çekim için para istemiyor olabilir ama en azından kendi ceplerinden de masraf etmemeleri çok önemlidir. Aksi taktirde bir sonraki çekimde mazeretlerle karşılaşabilirsiniz. Mümkünse çekimden önce bir toplantı yapıp iş planı yapmak da motivasyon açısından iyi olacaktır. Ekipte birbirini tanımayanların da tanışması, uyumlu çalışma açısından önemlidir. Bu toplantıda çekim planının üzerinden geçebilir ve tüm ekibin fikirlerini alabilirsiniz. Hemen yönetmencilik oynamaya başlamadan önce, özellikle bu işin bir ekip işi olduğunu ve kendinizi bir yere koymamayı unutmayın. Zaten ücretsiz çalıştırdığınız ekip arkadaşlarınız bundan hiç hoşlanmayacaklardır.

Çekim gününden önce -eğer gerekiyorsa- çekim izinlerini almayı unutmayın. Bunlar genelde çok basit işlemlerdir. Özellikle ekibinizde sinema-tv okuyan biri varsa bu izinleri rahatça alabilir. Çekim sırasında polislerin sorgusuna uğra...
Bu yazıyı görmek için Giriş yapın
Ya da 30 sn. içinde Kayıt olun
Kayıt olduğunuzda aynı zamanda foruma da kaydolursunuz ve yeni içerik geldiğinde hemen haberdar edilirsiniz.
(Bu yazının okunma oranı: %29 )


8 Ekim 2009 02:08
Uzun süre üstünde çalışılıp, dantel gibi ince ince işlenmiş bir yazı olmuş. Bu işe merak salıp, ne yapılması gerektiğini öğrenmek isteyenlerin epey yararlanabileceği bir başlangıç rehberi hazırlanmış. Benim de yararlandığım bir makale oldu, teşekkürler.
9 Ekim 2009 22:15
Güzel mesajın için ben teşekkür ederim. Selamlar…
10 Ekim 2009 17:36
Gayet bilgilendirici bir yazı olmuş.
Teşekkürler..
10 Ekim 2009 22:45
harika bır yazı emeğinize çok teşekkürler
10 Ekim 2009 23:28
teşekkürler
26 Ekim 2009 06:02
sizi allah çıkardı karşıma.. verdiğiniz bilgiler tamda benim aradığım bilgiler.. az daha geç kalmış olsaydınız ve ben bu site ve sizinle tanışamamış olsaydım yapmak istediğim filmleri hiç bir zaman yapamayacağıma inanmaya başlayacaktım… teşekkür ederimm. saygılarımla…
17 Kasım 2009 11:25
ellerinize sağlık
27 Ocak 2010 14:03
Tek kelime ile harika bir yazı…
Bu konuyu arastıranlar, eger burayı bulursalar yasadılar!.Her konuda bilgiyi ve örnekleri eklemişsiniz.Ellerinize sağlık.Saygılar…
ßüşra
6 Şubat 2010 03:09
çok teşekkürler