RSS

Forum : Film çekmeye başlarken

Mesaj göndermek için Giriş yapmalısınız
Ara 
Odaları Ara:


 




Film çekmeye başlarken
Yazının orijinalini siteden okuyun

KullanıcıMesaj

23:53
07 Ekim 2009


baco

Yönetici

Mesaj Sayısı: 28

1

Uzun süredir, film çekmek konusunda, bu işe yeni başlayanlara ışık tutabilecek, ekipman bulmak ve satın almaktan temel kurallara ve programlama kadar değişik konulara değindiğimiz bir yazı hazırlamak istiyordum. İçerik olarak bir süredir durgun olan sitemize değerli bir katkı olacağını düşünerek yazıma başlıyorum. Burada yazılanlar hem kendi tecrübelerimden, hem de çevremde yıllardır gördüğüm yaşananlardan derlenmiştir.

Amacınız nedir?
Öncelikle bu işi neden yapmak istediğinize karar vermelisiniz. Önümüzdeki 10 yıllık planı yapın demiyorum; ancak en azından şunu yapmak istiyorum diye bir hedefiniz olması gerekir. Örneğin bir kısa film ya da belgeseli tamamlamak istiyorum diyebilirsiniz. Örneklerimi bu iki tür için vereceğim çünkü gereksinimleri oldukça farklı.

Senaryo
Her iki türde de öncelikle elinizde bir senaryo olmalıdır. Senaryo elinizde olduktan sonra bu senaryoyu bir filme dönüştürmek için gerekli adımlara geçebilir ve ihtiyacınız olanları listeleyebilirsiniz. Tam tersi bir kamera alayım, sonra adaptör vs. alayım nasıl olsa bunlar lazım olacak demeyin. İlerde daha profesyonelleştiğinizde bu kararınızdan pişmanlık duyabilirsiniz. Aynı dükkan açan birinin ulaşım için bir araba alıp, sonradan mal taşıması gerektiği ortaya çıkınca neden bagajı geniş ya da minibüs türü bir araç almadım diye hayıflanması gibi.

Elbette senaryodan önce de izlenmesi gereken bir iki adım var. Öncelikle yeterince film izlediğinizi varsayıyorum (bu maceraya atıldığınıza göre). İzlemenizi önerebileceğim filmler için tıklayın. Konuyla ilgili en az bir iki kitap da okumanızı öneririm. Sonrasında ise iyi bir fikriniz olmalı. Eğer verecek birşeyleriniz yoksa, video klip vs. türü çekimlere girişmelisiniz (aslında onlar bile birer kısa film mantığıyla ele alınmalı ya neyse, özellikle yerli kliplerde böyle birşey yok). Fikrinizi kaba taslak kağıda dökün. Buna sinopsis denir. İkinci aşamada senaryoyu tam olarak oluşturmadan önce, tretman dediğimiz akış senaryosunu oluşturun. Bu senaryoda diyaloglar haricinde herşey olabilir. Yani karakterler, mekanlar, olaylar, çatışmalar, çözümler hepsi yer alabilir. Bu tretmanı daha sonradan bir şablon gibi kullanarak ana senaryoyu oluşturun. Bu şekilde tıkanma yaşamazsınız ve adım adım hedefinize doğru rahatça ilerleyebilirsiniz.

Senaryo yazarken
Aşağıda senaryo yazarken dikkat etmeniz gerekenleri listeledim. Bu işe yeni başladığınızı düşünerek bunları kulak ardı etmemenizi öneririm. İlerde kuralları siz koyacaksınız ama şimdilik bunları başlangıç tavsiyeleri olarak önemseyin.

  • Henüz Spielberg değilsiniz. Şöyle birşeyler yazmayın: “Dünya uzaylılar tarafından işgal edilmiştir. Karakterimiz yarı robot yarı insandır. Film başka bir gezegende başlar.” Çekilebilir basit konularla başlayın.
  • Mümkün olduğunca az karakter kullanın. Çok karakterli filmler genelde büyük yapımlardır. Onlarda bile konuyu baş karakterler sürükler. Bir sürü oyuncuyu yönetmek zor bir iştir. Ufak başlayın. Örneğin 3 kişik bir film yazın.
  • Mümkün olduğunca az mekan kullanın. Madem bu işe yeni giriştiniz, siz ve ekibiniz mekanlar arasında ulaşım sorunu yaşamayın, filme odaklanın. Çok mekan daha iyi bir film demek değildir.
  • İzin alamayacağınız mekanları kullanmayın. Örneğin karakol, hastane gibi yerlerde film çekmek yerine evinizde, bahçede, parkta, okulunuzda vb. kolayca izin alabileceğiniz ya da izinsiz çekebileceğiniz yerleri seçin.
  • İlk filmlerinizi arkadaşlarınızla çekebilirsiniz. Bu filmleri kimseye göstermek zorunda da değilsiniz. Evet göstermeyi çok isteyeceksiniz ama unutmayın size güzel de gelse bunlar çok amatör olacaktır. Daha sonradan tiyatroculardan, tiyatro ve oyunculuk öğrencilerinden yardım alabilirsiniz. Ancak daha kamerayı nereye koyacağınızı bilmezken profesyonel oyuncularla çalışmaya kalkmayın.
  • Araba çekimi, gece çekimi (aydınlık bir mekan, sokak lambası altı vs. olmadıkça) vb. zor çekimlerden başlangıçta kaçının.
  • Sesli çekeceğinizi de düşünerek gürültüsüz yerleri seçin. Filmlerin çoğunda dizilerdeki gibi dublaj kullanılmaz, yapay durur. O yüzden eğer mekan olarak bir tren garını seçtiyseniz gürültüyü hesaba katın. Erken ya da geç saatlerde izin alabilirseniz gürültü sorunundan kurtulabilirsiniz.
  • Silahlı çatışma kullanmayın, lütfen. Kurtlar vadisini ilerde çekersiniz. Daha başlangıç filmlerinde aksiyona girmeyin. Kullanacağınız maksimum aksiyon koşma olabilir. Daha kamera kullanımını ve kurgu kurallarını hazmetmeden aksiyona girmeyin.
  • Bolca kısa film izleyin. Sitemizin sinema salonu kısmına göz atın. Filmfabrikası’nın üyelerinin filmlerini izleyin.
  • Klişelerden uzak durmaya çalışın. Lütfen filminiz uyanan genç ile başlamasın.

Senaryoyu bitirince bir çekim senaryosu hazırlamalısınız. Yani filmde birinci sahne parkta, ikincisi evde, üçüncüsü yine parkta geçiyorsa, bunları bu sırayla çekemezsiniz. Önce parktakileri bitirir sonra evdekilere geçersiniz. Bu esnada olan değişikliklere de dikkat etmelisiniz. Örneğin parkta geçen 3. sahne 2 yıl sonraysa, karakterin kıyafetleri, saçı sakalı aynı olamaz değil mi? Çekim planınızı yaparken bunları not alın, mümkünse size yardımcı olacak bir arkadaşınızı çağırın. Ekip oluşturmada çevreniz yeterli değilse, konuyla ilgili kişilerle bir araya gelin.

Temel görüntü konularını öğrenmek için şu yazıyı okuyabilirsiniz:
http://www.sayisalmedya.com/134-goruntunun-temellerine-sadelestirilmis-giris.html

Ayrıca bu video da kamera kullanırken bilmeniz gerek temel öğeleri görsel olarak anlatıyor:
http://www.sayisalmedya.com/85-alan-derinliginin-gorsel-izahi.html

Senaryo yazarken kullanabileceğiniz, bu işe özel ve belki de dünyadaki en iyi senaryo yazma programlarından biri Celtx’dir. Türkçe desteği de olan bu programı indirmek için tıklayın.

Gerekli ekipmanlar neler?
Herşeyden önce filmi çekebilmeniz için bir kameranız olmalı. Ancak kamera seçmek ve satın almak çetrefilli bir iş olabilir. Seçim elbette bütçenize de bağlı. Bir görüntü yönetmeniniz olmayacağından, kameralar konusunda sizin bilgilenmeniz şarttır. Temel kavramları öğrenin, bulunduğunuz zamanın favori kameralarını inceleyin, bu işi yapan kişilerden tavsiyeler alın. %99 ihtimalle HD bir kamera almanız daha iyi olacaktır. Kameralarda genelde kasetsiz kameralara yönelme popüler olduğu halde, kasetli olanlar halen daha profesyonel çalışmaktadırlar.

Aşağıda yazıdan Canon’un HV20/HV30 ve yeni HV40 modeli hakkında genel bilgi alabilirsiniz:
http://www.sayisalmedya.com/57-canon-vixia-hv30-hv20.html

Teorik olarak film çekmek için bir kamera yeterlidir. Kameranın ses kayıt kalitesinin iyi olduğunu, iyi ışık koşullarında geçen mekanlar olduğunu vs. varsayarsak gerçekten de elinize kameranızı alıp hemen çekmeye başlayabilirsiniz. Ancak kim ne derse desin, film çekmek teknolojik bir olaydır. Yani teknolojiyi iyi şekilde kullanmak gerekir. Bu yüzden size -zamanla da olsa- gerekecek bazı ekipmanlar şunlardır:

  • İyi bir mikrofon. Rode’un kamera üstün mikrofonu VideoMic birçok kısa filmci için büyük bir nimettir. Ses kalitesi ve fiyatı olarak gerçekten son derece iyi sonuçlar vermektedir. Gerektiğinde bir uzatma kablosu ile boom (çubuğun ucuna bağlanan ve oyuncuların tepesinden tutulan) mikrofon olarak da kullanılabilir.
  • İyi bir tripod. Özellikle Manfrotto çok iyi tripodlar üretmekte ancak bunların fiyatları biraz göz korkutucu olabilir. 10-20 tl’ye alacağınız çin malı tripodlarla da düzgün pan (kamerayı yanlara doğru döndürme) ve tilt (dikine döndürme) yapmayı pek beklemeyin. Yine de paranız yetmiyorsa şu yazıya bir göz atın: http://www.sayisalmedya.com/82-tripodla-yumusak-pan-yapabilmek-2.html
  • Eğer sadece kameranızı yanınızda taşımak istiyorsanız (örneğin bir belgesel çekiyorsanız) şu linkteki tarzda bir çözüm de işinizi kolaylaştırabilir: http://www.sayisalmedya.com/53-cepte-tasinan-monopod.html
  • Yedek pil ve kaset. 10 dakikalık bir film için 10 saatlik çekim yapılması hiç de beklenmedik bir olay değildir. Bir çok planı defalarca alma gereği duyacaksınız, o yüzden hazırlıklı olmakta fayda var.
  • 35mm adaptör. Kameraların kendi üzerindeki objektifleri alan derinliği konusunda yetersizdir. 35 mm etkisi için şu linke bakın: http://www.sayisalmedya.com/75-35mm-adaptorun-etkisi.html
    35mm adaptörler temel olarak fotoğraf makineleri için yapılmış objektifleri kameranızın önüne takabilmenizi ve böylece daha sığ bir alan derinliği alabilmenizi sağlarlar (yakın plandaki net, uzaktakiler bulanık, ya da tam tersi gibi). Bunu birçok filmden gözlemişsinizdir. Bu konuda ülkemizdeki bildiğim tek üretici http://www.handy35.com adresinden inceleyebileceğiniz Kadir Köymen’in adaptörü olan Handy 35.
  • Adaptör kullanmaya karar verdiyseniz -ki bence başlangıç olarak yanlış bir karar; en azından bir iki filmi adaptörsüz çekebilmelisiniz- farklı ihtiyaçlar da ortaya çıkacaktır. Örneğin lensler (objektifler) ve LCDLiquid Crystal Display
    İnceliği ve düşük enerji sarfiyatıyla öne çıkan görüntü sistemi.
    ekran gibi. Adaptör görüntüyü ters gösterdiğinden çekim esnasında bir monitöre sahip olmak önemlidir. Ayrıca mekanlara göre 2-3 objektife sahip olmanız da gerekecektir (geniş açı, normal, telefoto gibi). Bu maceraya girişmeden önce adaptörsüz denemeler çekin.
  • Aydınlatma malzemeleri. Tüm çekimleriniz dışarda geçiyorsa bunlara ihtiyacınız olmayabilir. Ya da reflektör denilen, güneş ışığını yansıtan plakalarla (ya da öğrenci çözümü: strafor üzerine kaplanmış aliminyum folyo ile) çekiminizi kotarabilirsiniz. Ama iç mekanlarda daha iyi görüntüler için ışıklara ihtiyacınız olacaktır. En azından bir iki redhead edinebilirsiniz. Bu ışıkların fiyatları oldukça uygundur.

35mm adaptörle ilgili bilgi
Bu noktada, adaptör kullanımıyla ilgili biraz daha bilgi edinmeniz iyi olacaktır. Ancak dediğim gibi adaptörsüz olarak bir iki film çekmeniz, doğrudan adaptör ve lenslerle uğraşmaya başlamanızdan önce iyi bir antreman olacaktır. Kamerayı nereye koyacağınızı, açıları, planları iyice öğrenin ve deneyin.

Adaptör olarak Letus, Brevis gibi tanınmış markaları ya da ülkemizin gururu diyebileceğimiz yerli üretim Handy 35′i tercih edebilirsiniz. Ben Handy 35′i gönül rahatlığıyla öneririm. Hem üreticisi Kadir Köymen’in dürüstlüğünü hem de istediğiniz zaman ulaşabileceğiniz bir marka edinmenin rahatlığını unutmayın. Bunun dışında kendiniz de adaptörünüzü yapabilirsiniz, bununla ilgili yüzlerce eğitim internette mevcut. Ama hazır bir adaptörün kalitesini yakalamanız zor.

[Resim Kullanıcı tarafından Silindi]
Handy 35 takılı Canon HV-30 ve objektifler

Adaptörünüz kameranıza uygun olmalıdır. 37mm, 52 mm, 72 mm gibi çapları olan kamera lenslerinden size uygun olanıı tercih etmelisiniz. Adaptörle birlikte kullanacağınız lenslerde ise marka tercih etmeniz gerekiyor. Çünkü her lens birbiriyle uyumlu değil. Örneğin Nikon bayonet aldıysanız artık Nikon lensler kullanacaksınız demektir. Çoğu kişi size Nikon’u önerecektir ama fiyat olarak daha uygun lenslere yönelecekseniz Canon FD lensleri de tercih edebilirsiniz. Yaklaşık her marka lens bir problem olmadığı sürece ancak ufak kalite ve keskinlik farklılıkları dışında işinizi görecektir.

Lens alırken, genelde bir geniş açı, bir normal ve bir de telefoto lens tercih edilir. Geniş açı lensler 10-50 mm arası, insan gözüne yakın görüşe sahip lensler 50-55 ve telefoto (dürbün gibi) lensler ise 70-125 civarı odak genişliğine sahiptir. Elbette 300, hatta 2400′e varan lensler de mevcuttur ama bunları genelde futbol muhabirleri kullanır. Burada dikkat edilmesi gereken unsur f-stop değeridir. Özellikle iç çekimlerde, mevcut bütün ışığa ihtiyacınız olacağından, kullandığınız lensin ışık geçirgenliğinin en yüksek düzeyde olmasını isteyeceksiniz. F-stop değeri ne kadar büyükse, ışığı o kadar az geçirir. Örneğin 1:4 yazan bir lens, ışığın yalnızda dörtte birini adaptöre aktarır. Adaptörün de yaklaşık yarı yarıya ışığı kıstığını düşünecek olursan size kalan ışığın 1/8′i olur ki oldukça riskli bir durum. Özellikle 50 mm civarı lenslerde 1:1.4, 1:1.6 civarı lensler bulmak mümkün. 28mm gibi geniş açılarda ise 2.0 gibi değerler normal kabul edilebilir. Kısacası paranızın yettiğince düşün f-stop’lu almaya gayret edin. Zoom lensler ise (ayarlı, zoom yapılabilen lensler) adaptörle pek tercih edilmezler. Çünkü büyük f-stop değerleri vardır. Ancak dış çekimlerde kullanılabilirler. Diğer lens türleri için tıklayın.

Ekipmanları nereden ve nasıl bulursunuz?
Kamera ve lens için, internet üzerinde (örneğin gittigidiyor) birçok alternatif bulabilirsiniz.

Kameranızı yurt dışından alacaksanız dikkatli olmalı ve PAL sistem olduğundan emin olmalısınız. NTSCDaha ziyade Amerika'da kullanın yayın standardı. Saniyede 30 kare (aslında 29.97) ve 525 yatay resim satırı sunar. de alabilirsiniz ancak o zaman PAL ile uyumlu olmayacağını unutmayın. e-Bay üzerinden özellikle lensleri rahatça sipariş edebilirsiniz (gümrük korkusu olmadan). Elbette çok pahalı olanları değil. Bildiğim kadarıyla 100 dolara kadar bir sorun olmadan sipariş edilebiliyor. Alıcı ile temasa geçip üzerine hediye (gift) yazdırırsanız daha da iyi olur.

Işık olarak, kamera üzeri ışıklardan kaçının, bu ışıklar sadece ropörtajlarda vs. kullanılır. Eğer bütçeniz yetiyorsa buradaki linkteki tarzda ışıklar video çekimler için en uygun ışıklardır. Kino ya da Arri diğer tanınmış markalardır. Özellikle Kino soğuk (florasan) ışıklarının uygun fiyatlarıyla tercih sebebidir. Eğer maddi imkanınız az ise şu tarz lambaları kullanabilirsiniz. Ya da kendiniz bir elektrikçiye florasanlardan yaptırabilirsiniz (kullanacağınız florasan ampullerin renk ısılarını araştırın). En son ve çoğu zaman en makul şey ise, ışıkları kiralamaktır. 2 günlük kiralayacağınız ışıklarla büyük zahmetlerden kurtulabilirsiniz.

Tripod satın alırken bir not düşmek istiyorum. Muhtemelen bir amatör kısa filmcinin karşılaştığın en büyük sorunlardan biri uygun fiyata iyi bir tripod almaktır. Ancak hep göz ardı edilen bir şey var; tripod kullanmak her zaman en iyi çözüm değildir. Tripod kullanan çoğu amatör filmci, tripod tuzağına düşer. Yani kamerayı “herşeyi gören” bir yere koyup oradan çekmek. Oysa elde çekmenin avantajları çoğu zaman daha fazladır. Hele adaptör kullanmıyorsanız, kameranızın sarsıntı önleyici özelliğini de açarak çok daha stabil çekimler yapabilirsiniz. Ayrıca tripod kullanmamak sizi daha kışkırtıcı kamera açıları ve daha dinamik, daha yaratıcı kadrajlar için de teşvik edebilir. Eğer adaptör kullanıyorsanız da, kameranızın ağırlığı zaten arttığından, daha sarsıntısız çekimler yapabilirsiniz.

Sarsıntı önlemenin en iyi yolu steadycam kullanmaktır. Profesyonel bir steadycam binlerce dolar fiyatındadır ama bu konuda öyle iyi amatör çözümler vardır ki oldukça şaşırabilirsiniz. Örneğin bu linkteki basit cihazı rahatça yapabilirsiniz. Diğer sitelere göz atmayı da unutmayın. Şu mesajlar da faydalı olabilir.

Yedek pil için buraya, ya da buraya bakabilirsiniz. Kaset almanız gerekiyorsa HD için özel yapım kasetleri tavsiye ederim. Zaten topu topu 3-4 kasediniz olsa size uzun süre yetecektir. Kasetleri bilgisayara aktardıktan sonra tekrar üzerine kayıt yapabilirsiniz (7-8 kere kullandığım kasetlerde bir sorun yaşamadım). Bulabilirseniz kameranızla aynı markada kaset kullanmanız daha iyi olur.

Çekim zamanı
Kameranız hazır. Yedek pilleriniz, kasetleriniz, tripodunuz, ışıklarınız vs. hazır. Senaryonuz elinizde. Peki oyuncularınız rollerine çalıştılar mı? Replikler ezberlendi mi? Bunların yapılabilmesi için oyunculara çekimden önce senaryo göndermeyi ve her 2-3 günde bir arayıp çalışma nasıl gidiyor diye kontrol etmeyi unutmayın. Bu şekilde işi sıkı tutmalarını sağlayabilirsiniz.

Çekimde ulaşımı ve yemeği mutlaka sizin sağlamanız önemlidir. Ekip sizden çekim için para istemiyor olabilir ama en azından kendi ceplerinden de masraf etmemeleri çok önemlidir. Aksi taktirde bir sonraki çekimde mazeretlerle karşılaşabilirsiniz. Mümkünse çekimden önce bir toplantı yapıp iş planı yapmak da motivasyon açısından iyi olacaktır. Ekipte birbirini tanımayanların da tanışması, uyumlu çalışma açısından önemlidir. Bu toplantıda çekim planının üzerinden geçebilir ve tüm ekibin fikirlerini alabilirsiniz. Hemen yönetmencilik oynamaya başlamadan önce, özellikle bu işin bir ekip işi olduğunu ve kendinizi bir yere koymamayı unutmayın. Zaten ücretsiz çalıştırdığınız ekip arkadaşlarınız bundan hiç hoşlanmayacaklardır.

Çekim gününden önce -eğer gerekiyorsa- çekim izinlerini almayı unutmayın. Bunlar genelde çok basit işlemlerdir. Özellikle ekibinizde sinema-tv okuyan biri varsa bu izinleri rahatça alabilir. Çekim sırasında polislerin sorgusuna uğramamak ve demotive olmamak için hazırlıklı olmakta fayda var. Hele ki çekiminizde oyuncak da olsa silah vs. varsa, mutlaka emniyeti bundan haberdar edin ve izin alın. Aksi taktirde film çekeceğim derken kendinizi tüm ekiple birlikte nezarette bulabilirsiniz.

Her çekimi tamamladıktan sonra izlemeyi ve kontrol etmeyi unutmayın. Eve gidip de kadraja giren gözden kaçmış bir mikrofonla karşılaşmak yerine, izlemek içinde 5 dk. ayırmak her zaman daha iyidir.

Çekim sonrası
Tebrikler filminizin çekimleri tamamlandı. Ama henüz kimsenin izleyeceği bir durumda değil. Bu haline ham film diyoruz. Ham filmi kurgulamak, seslerini ve renklerini düzenlemek, varsa müzik eklemek, başına ve sonuna jenerik eklemek ve muhtemelen internette izlenebilecek bir yere yüklemek sıradaki adımlar…

Öncelikle filminizi bilgisayara aktarmalısınız. Bunun için Firewire kablo ve bir program kullanacaksınız. Aktarımda sorunsuz olması sebebiyle, aktarım için Sony Vegas‘ı öneririm. Malesef Adobe Premiere, halen HD aktarımlarda Vegas kadar sorunsuz değil. Aktarılan film dosyalarını kategorize etmeli ve isimlendirmelisiniz. Bunu planlara ya da oyunculara göre yapabilirsiniz. Bu aşamada bunu yapmanız önemlidir çünkü kurguda ikide birde dosya aramaktan sizi kurtarır. Dosyalara göz atarken XnView programı işinizi çok kolaylaştırabilir.

Kurguda dikkat edilmesi gereken en önemli teknik konulardan biri, kullanılan codec’tir. AVI ya da Quicktime kullanıyor olabilirsiniz, ama bu dosyaların kalitesini kullandığını codec belirler. Filmi son haline getirene kadar Lagarith ya da huffyuv gibi kayıpsız codecleri tercih etmelisiniz. Kurguyu muhtemelen Adobe Premiere ile yapacağınızı tahmin ediyorum. Vegas da kullanabilirsiniz ama kurgu için Premiere daha yaygındır ve daha çok destek bulabilirsiniz. Premiere kullanımı ile ilgili temel bilgileri kkymn sitesinden alabilirsiniz (montaj dersleri kısmına girin).

Kurguyu tamamladıktan sonra sesleri elden geçirmelisiniz. Zemin gürültüsünü kaldırmalı, ses düzeylerini eşitlemelisiniz. Bunun için Adobe Soundbooth çok faydalı ve basit araçlar sunmaktadır. Unutmayın ki amatör filmlerin çoğunda ses kalitesi pek iyi değildir. Oysa kaliteli bir filmi ayırt edici unsurlardan biri de sestir. Ses konusunda biraz bilgilenmenizi ve programla vakit geçirmenizi öneririm.

Eğer filminize müzik eklemek istiyorsanız, yapabileceğiniz iki şey var. Ya tanıdık bir müzisyen bulup filme özel bir beste yaptıracaksınız, ya da hazır bir müzik kullanacaksınız. Elbette ki ilk seçenek çok çok daha muhteşem bir etki yaratır. Filmin profesyonelliğini misliyle artırır. Ancak herkes bu imkana sahip olmayabilir. Bu durumda Sony Acid gibi bir programla, 3-4 saat geçirerek uygun bir müziği kendiniz yapma yoluna gidebilirsiniz. “Müzikten ben ne anlarım” deyip bir kenara atmadan önce bu programı biraz inceleyin. Son derece basit şekilde çalışır ve nota ya da enstrüman bilmeye hiç gerek yoktur. İçindeki hazır döngüleri kullanarak ummadığınız kadar iyi şeyler üretebilirsiniz. İşin en güzel yanı da, sahneye göre değişen müzikler üretebilmektir.

Hiçbiri size uymadıysa, hazır bir müzik kullanmanın zamanı geldi demektir. Elbette ki arşivinizdeki lisanslı müzikleri tutup da filminizde kullanamazsınız. Hem başınız ağrır hem de problemlerle karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden şu aşağıdaki sitelerden ücretsiz müzik edinebilirsiniz:

http://www.podsafeaudio.com/
http://www.jamendo.com/en/
http://opsound.org/
http://ccmixter.org/
http://www.sectionz.com/
http://www.dmusic.com/
http://garageband.com/
http://www.soundclick.com/
http://www.epitonic.com/
http://www.dance-industries.com/
http://magnatune.com/
http://www.salon.com/ent/audiofile/index.html

Buralardan müzik kullanırken tek yapmanız gereken filmin sonuna besteci adını eklemektir.

Filmin kurgusu, ses düzenlemesi ve müziği hazırsa, neredeyse son haline geldi sayılır. Amatör film yapımcılarının çoğu bu aşamada filmin yayına hazır hale geldiğini düşünür. Ancak çok önemli 2 unsur daha var; renk düzenlemesi ve jenerik.

Filminizi çekerken ne kadar iyi bir kamera ve ışıklandırma kullanırsanız kullanın, çekimden sonra yapılacak renk düzenlemesinin profesyonel etkisinin yerini tutmaz. Bu konuda profesyonel programlar olduğu gibi, bu düzenlemeyi sizin için hızlıca yapabilecek eklentiler de mevcuttur. Bunlardan en çok tercih edileni herhalde Magic Bullet Looks‘dur. Bu plugin, Premiere ya da After Effects ile çalışabilir ve kullanımı çok basittir. Hazır şablonlardan size uyanı tercih etmeniz yeterlidir. Planlar arası uyumluluğu da unutmayın. Genelde en basit ve en düşük seviyedeki oynamalar, en iyi sonuçları verir.

Diğer bir eklenti ise, sitemizde önceden tanıttığımız Vitascene filtresidir. Bu filtre de aynı Magic Bullet Looks gibi çalışır ve ekran kartınızın gücünü de kullanır.

Filminiz neredeyse hazır. Artık ona güzel bir giriş ve çıkış jeneriği yapmanın zamanı geldi. Giriş jeneriği filminizin kalitesiyle ilgili ilk izlenimi verirken, çıkış jeneriği de filmin seyircilerin aklında nasıl kaldığına etki eder. Aynı zamanda ekibi de onurlandırmanın bir yoludur. Filminizin yapımında emeği geçen herkesi, ihmal etmeden bu jeneriğe koymalısınız. Kimsenin unutulmaması çok önemlidir. Eğer hazır ücretsiz müziklerden kullandıysanız, bu müziğin bestecisinin adını ve isteniyorsa sitesinin adresini koymayı da unutmayın.

Giriş jeneriğinde çok aşırı bir şov yapmanın gereği yoktur. Basit ama klas bir jenerik her zaman için tercih edilmelidir. Burada önemli olan tipografi ve basit bir harekettir. Filmin adını standart bir font kullanarak yazmak yerine, filme uygun bir font aramak için zaman harcamalısınız. Filminizi bir marka gibi düşünerek, adını ona layık bir şekilde yazmalısınız. Eğer yeterince kaliteli bir girişi olmazsa, filminiz baştan 1-0 yenilk başlayacaktır. Hareket çok karmaşık olmamalıdır. Çoğu filmde fade (belirme) efekti kullanılır ki bu klasik yöntem her zaman karizmatiktir. Ancak filminize özel basit bir animasyon da yapabilirsiniz. Bunun için 3d Studio Max ya da Flash kullanabilirsiniz.

Filmi gösterime sokmak
Filminiz bitmesine ve sizin için harika olmuş olmasına rağmen, birçok kişi tarafından beğenilmemesine hazır olun. Size göre çok iyi olsa da, bu konuda bir amatörsünüz ve bu işi bilen gözlere göre hala çok acemisiniz. Yayınladığınız medyalarda olduğunca mütevazi olun ve eleştirileri kabul edin. Savunmaya geçip “ama şu eksikti o yüzden böyle oldu” gibi şeyler yazmayın. Seyirciler yalnızda filmin son halini bilirler, yapım hikayesiyle ilgilenmezler. Bu eleştirileri birer katkı olarak görün ve sonraki işinizde dikkate alın.

Filminizi yayınlayabileceğiniz en güzel site Vimeo‘dur. Burada HD kalitesinde yayın yapabilir, istatistikleri görebilir, diğer sitelere filmin eklenmesine izin verebilirsiniz. Youtube her ne kadar popüler olsa da, halen bu kaliteye ulaşamamıştır. Bu yüzden size tavsiyemiz, filmin varsa fragmanını Youtube’e koyup, esas film için Vimeo’ya link vermenizdir. Elbette ki dilerseniz filmin tamamını Youtube’da da yayınlayabilirsiniz. Ama unutmayın Vimeo’daki filmler sadece yükleyenlerin kendi filmleridir. Vimeo’ya yüklemek için en iyi çıktıyı almalısınız. Bu işlem için yazdığımız makaleyi okuyabilirsiniz.

Burada yazılanlara dikkat ettiğinizde, bu işe başlamak için belirli bir alt yapıya sahip olacağınızı düşünüyorum. Umarım yazıyı faydalı bulmuşsunuzdur.

Son olarak bir iki ek kaynak:

Eylem Planı - Sitemizin de editörlerinden Eylem Caner’in birbirinden güzel yazılarını içeren blogu.

Film Fabrikası - Kısa filmleri izleyebileceğiniz portal ve filmcilerin buluştuğu forum. Bana da buradan ulaşabilirsiniz.

Senaryo.com - Örnek senaryolar ve fikirler bulabileceğiniz bir forum.

SENDER - Senaryo yazarları derneğinin sitesinden senaryo ipuçları.

Kamera Arkası - Kullanılan cihazlardan ekibin görevlerine, senaryolardan tekniklere kadar güzel bir kaynak.


Yazının orijinalini siteden okuyun

 
Ara 

Sayısal Medya Panosu Hakkında İstatistikler

En Çok Kaç Üye Bağlandı:

6


Kimler Burada:

2 Misafir

Pano Durumu:

Kategoriler:4

Odalar:12

Konular:26

Mesajlar:70

Üyeler:

1164 Üye var

1 Misafir var

1 Yönetici var

0 Kontrolör var

Çok Mesaj Atanlar:

postaci23 - 12

kirliadam - 5

erdenbay - 3

lnuxit - 2

eberu - 2

makara - 2

Yöneticiler:baco (28 Mesaj)




(Bu yazının okunma oranı: %41 )